Bebeğiniz 6 aylık olmadan mutlaka testis muayenesi yapın

Eğer bir testis, bebek 6-8 aylık olduğunda sürekli olarak kasık bölgesindeyse, daha fazla beklenmez ve tedavi planlanır. 2-3 yaşına kadar bekleme yaklaşımı günümüzde geçerli değildir. Çocuk Ürolojisi Uzmanı Doç. Dr. İlker Akyol, retraktil testisi anlattı.

Eğer çocuğunuzun testisi sabit bir yerde durmuyor ve farklı yerlerde ele geliyorsa, hareketli bir testis söz konusudur. Bu durumda başvurduğunuz doktorlar testisi nerede görüyorsa ona göre bir öneride bulunuyor olabilir; ameliyat gereklidir ya da değildir şeklinde çelişkili sözler duyuyor olabilirsiniz. Bu çelişkinin temel nedeni şudur: Hareketli testislerin ortalama 1/3'ü bir süre sonra skrotuma yerleşip, bir daha yukarı çıkmaz. 1/3'ü kasık bölgesine çıkıp, zamanın çoğunu ya da tamamını orada geçirir ve hasarlanır. 1/3'ü ise daha ileri yaşlara kadar inip çıkmaya devam eder. İleri yaşlara kadar inip çıkan testislerdegerçek bir hasarlanma olup olmadığı bilinmemektedir; ancak, infertilite kliniklerine başvuran retraktil testisli infertil/subfertil erkeklere orşiopeksi yapıldığında, bazı sperm bulgularında düzelme saptandığı bilgileri de literatürde mevcuttur.

İNMEMİŞ TESTİS KISIRLIĞA NEDEN OLUR MU BİLİNMİYOR

Aslında literatürde, hareketli testisin akibeti konusunda kesin kanıtların desteklediği bir bilgi yok. Bebeklik çağından başlayıp yetişkinliğe kadar izlenen ve kısırlık gelişip gelişmediği araştırılan hiçbir retraktil testisli olgu serisi yoktur. Literatürdeki tüm yayınlar, en fazla birkaç yıllık takip sonuçlarını bildirmişlerdir; bu sonuçlar da, baba olma durumu, sperm tahlili vs değil, takip sonundaki testis hacmi ve yeri gibi bilgilerden ibarettir. Hatta literatürdeki utangaç testis tanımları bile tutarlılık göstermiyor. Mesela kimileri, skrotuma çekilince birkaç saniye orada kalan, kimileri birkaç dakika orada kalııp yukarı çıkan testisi retraktil testis olarak tanımlamaktadır. Halbuki skrotumda kalma sürelerine göre çocukları yetişkinliklerine kadar izleyip de, bunların hangisinin zararlı hangisinin zararsız olduğunu araştıran hiç çalışma yoktur. Daha tanımı konusunda bile fikirbirliğinin bulunmadığı bu alanda kesin yargılarla konuşup karar vermek hatalara yol açabilir. Bu nedenle aşağıda listelediğim temel bilgilere dayanarak ailelere önerdiğim çözüm ve bu konudaki yaklaşımım şöyledir: