YETER Kİ GÖNÜLLERİMİZ YOKSUL OLMASIN!

yoksulluk

Vicdanımızın sesini dinlesek, eminim her birimiz yürek sızısıyla koşarız bir yoksulun hayatına dokunmaya.
“12-18 Aralık 2018 Yoksullukla Mücadele Haftası” olarak kutlanıyor.
Dünyayı gün geçtikçe daha karmaşık bir hale getiren sorumsuzluk, sorumsuzluklarımız…

Yoksulluğun ilacı neydi öyleyse?

Paylaşmak mı, kardeşlik mi?

Adalet mi, eğitim mi?

Sevgi dolu bir kalple hepsini yapmaya çalışmak elbette.

Savaşlarda ölen minik bedenlere ağlamayanımız var mı? Yıkılan şehirlerde sıcak bir çorbaya muhtaç yavrular ve içecek temiz suyu bile olmayan, hastalıklarında yeterli sağlık hizmetine ulaşamayan insanlar… Türlü vesilelerle eğitime erişemeyen çocuklar…
Yoksulluk seni anlatmak ne zor! Anlatırken bile canını yakıyorsun insanın. Yüklü miktarlarda paralarla mı dokunulur insanların hayatına? Hayır! Sahip olduğumuz kadarını paylaşabilmek! Çaba göstermek… Birkaç kişi birlik olup bir sorunu çözmek… Örnekler çoğaltılabilir.

Daha duyarlı, daha merhametli, daha paylaşımcı olabiliriz. Küresel boyutta da, bu yaklaşımla dünyanın pek çok yerinde hızla artan yoksullukla mücadele edilebilir.
Gıda, sağlık gibi ilk akla gelen başlıkların yanında; ailelerin, soğuk kış günlerinde ısınma gibi temel ihtiyaçlarını karşılamalarına yardımcı olmaya çalışarak başlayabiliriz.
Yüce dinimiz, tarihimiz, insanlığımız da bunu gerektirmiyor mu?

Yoksulluğun olmadığı bir dünya dileğiyle… Kalplerimizi yumuşatıp içinde yoksul çocuklara yaşam alanı açtığımız iyilik dolu günlere…
Sevgi ve muhabbetle…

Emine AZDİKEN
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) DAİRE BAŞKANI