Prof.Dr. Ahmet Emre Bilgili yazdı: Yeni dönemde eğitim ve geleceğimiz

ahmet emre bilgili

YENİ SİSTEMDE EĞİTİMİN ARTILARI

Yeni eğitim dönemi başladı. Bütün eğitim camiasına hayırlı, bereketli ve huzurlu olmasını diliyoruz. Biliyoruz ki eğitim; bu ülkede neredeyse herkesin dahil olduğu bir sistem, yani ortak noktamız ve dertlendiğimiz bir alan. Eğitimin göstergeleri bütün alanları ilgilendiriyor, zira her birey eğitimin bir çıktısı. Bu durumda elbirliği ile ülkenin ve bireylerin geleceği için bu işi iyi başarmamız gerekir.

Yeni dönemin en önemli hedefi; eğitimde niteliğin artırılması konusunda ciddi ilerlemeler kaydetmektir. Bu da maarif davası konusunda toplumun bütün kesimlerinde ortak bir duyarlılık oluşturmaktan geçer. Maarif davasını başarmamızın yolu, ülkenin geleceğini şekillendirmenin alt yapısı olduğuna inanmamızdan geçer. Ayrıştırıcı değil, bir arada tutucu bir politika geliştirmeyi zorunlu kılar.

Yeni Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, eğitimi bu yaklaşımla başarmamız için bizlere büyük bir fırsat sunuyor. Eğitim alanında devrim mahiyetinde işler başarabilmek için iki husus önem taşıyor. Birincisi; ülkenin liderinin eğitim konularına duyarlı olması ve öncelik tanımasıdır. Diğer bir deyişle bu alana liderlik etmesidir. Diğer husus ise Bakanın bilgisi, tecrübesi ve kararlılığıdır. Şu anda bu iki husus da mevcut bulunmaktadır.

Bilindiği üzere yeni sistemde bakanlar doğrudan siyasetten gelmedikleri için bakanlık siyasetten önemli ölçüde uzaklaşmış bulunuyor. Bu durum en çok eğitim camiasının hayrınadır. Yeni Bakan Ziya Hoca’nın da bilinen bir eğitimci olması, toplumun bütün kesimleri ile başarılı bir iletişiminin mevcudiyeti, bu pozitif havayı destekleyen ve besleyen önemli bir unsurdur. Artık toplumda Bakanlığın başarılı olması için toplumsal bir mutabakat zemini vardır. Bu durum sosyolojik açıdan son derece değerlidir. Her zaman yakalayamadığımız bir ortamdır. Dolayısıyla kıymetini bilmemiz ve icraata odaklanmamız elzemdir. Zira bildiğimiz üzere toplumsal ve siyasal krediler sonsuz değildir.

EĞİTİMİN PAYDAŞLARI VE SORUMLULUKLARI

Bu gidişatta eğitimin önemli paydaşları olan eğitim sendikaları da önemli roller üstlenmelidir. Yöneticiler, sendikal mücadele yaklaşımlarını gözden geçirmeliler ve ideolojik bir anlayışın yerine üyelerinin hem haklarını hem de mesleki gelişimlerini dikkate alıcı, onları mesleklerinde daha verimli kılıcı bir yaklaşımı hayata geçirmeyi başarmalıdırlar. Bütün bunları yaparken de netice olarak ayrıştırıcı değil, bütünleştirici bir politika çerçevesinde yapmalıdırlar. Ülkenin ve eğitim camiasının ortak hayrı bu yaklaşımın içtenlikle benimsenmesinden geçer.

Eğitim alanının gelişmesi açısından bir başka paydaş grup da akademisyen camiasıdır. Özellikle eğitim fakültelerindeki hocalar alana katkı yapmak için bir metodoloji çerçevesinde çalışmalıdırlar. Bununla birlikte eğitimin en gönüllü paydaşları olan STK’lar ve eğitim gönüllüleri de taşın altına ellerini koymalıdırlar. Burada tek dikkat edilmesi gereken husus; herkes kendi rolünü yerine getirmeli ve bir rol çatışmasına zemin oluşturmamalıdır.

Şu anda ülkemizde dışardan dayatılan iktisadi krizin dışında eğitimin gelişmesi için negatif hiçbir şey yoktur. Toplumsal destek ve tüm eğitim camiasının heyecanı yerli yerindedir. Önemli olan; bu desteğin devamlılığının sağlanmasıdır.

Bu da tüm eğitim camiasının birlikte başarabileceği bir husustur. Öğretmenlerimizin heyecanı umudumuzdur.