Bakanlar Ömer Çelik ve İsmet Yılmaz, Çukurova Üniversitesinde açılış ve temel atma törenine katıldı

bakanlarrrr

Millî Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, "Avrupa´da bizden daha fazla bu yükseköğretimde okullaşma oranına erişen başka bir ülke yok. Yükseköğretimde erkeklerde okullaşma oranı yüzde 40, kızlarımız da ise yüzde 44. Kızların yükseköğretimde okullaşma oranı erkeklerden daha fazladır." dedi.

Millî Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik´in de katıldığı, Çukurova Üniversitesi Hukuk Fakültesi binasının açılışı, Güzel Sanatlar ve Eczacılık Fakültesi binalarının da temel atma töreninde, Türkiye´nin her alanda hedeflerine ulaşabilmesi için nitelikli bilgi üretimi ve nitelikli insan kaynağına gerek duyduğunu söyledi. Uluslararası rekabetçi yükseköğretim sistemine de sahip olunması gerektiğini belirten Yılmaz, "Tam bağımsızlık için mutlaka nitelikli bilgiye sahip olmak lazım. Yeter mi? Yetmez. Bir de o nitelikli bilgiyi nitelikli ürüne dönüştürecek bilim adamlarına sahip olmak lazım. Eğer nitelik bilginiz yoksa tam bağımsız değilsiniz. O halde bağımsızlığın unsuru nitelikli bilgiye sahip olmak, nitelikli bilim adamına sahip olmak." diye konuştu. Yılmaz, üniversitelere kendi dönemlerinde büyük önem verdiklerini dile getirerek, yükseköğretime erişim ve yükseköğretimdeki okullaşma oranında hedefe ulaşıldığını vurguladı.

Bakanlar Ömer Çelik ve İsmet Yılmaz daha sonra Zeytinli Mahallesinde Zeytinli Ortaokulu'nun açılışını gerçekleştirdiler.

"Kızların yükseköğretimde okullaşma oranı erkeklerden fazla"

Geçen akademik yıl yükseköğretimde brüt okullaşma oranının yüzde 103,73, net yüzde 42,43 olduğunu anlatan Yılmaz, bu oranın 2002-2003 eğitim öğretim yılında brüt yüzde 27, net ise yüzde 14,65 olduğunu anımsattı. Yılmaz, üniversitedeki okullaşma oranıyla Avrupa´da birinci olduklarını vurgulayarak, "Avrupa´da bizden daha fazla bu yükseköğretimde okullaşma oranına erişen başka bir ülke yok. Yükseköğretimde erkeklerde okullaşma oranı yüzde 40, kızlarımız da ise yüzde 44. Kızların yükseköğretimde okullaşma oranı erkeklerden daha fazladır. Bugün itibarıyla Milli Savunma Üniversitesi ile Türk Japon Bilim ve Teknoloji Üniversitesiyle 187 yükseköğretim kurumumuz var, 76 kurumdan geldiğimizi düşünürsek büyük mesafe aldık." ifadesini kullandı.


Yükseköğretimde öğrenci sayısının 7 milyon 700 binin üzerinde olduğunu belirten Yılmaz, 2002´de bu rakamın bir milyon 600 bin olduğunu söyledi. Bakan Yılmaz, öğretim elemanı sayısının 157 binin üzerine çıktığını anlattı.

"Bundan sonraki aşama nitelik ve kalite bakımından büyümedir"

"Yükseköğretim sistemimizde son 10 yılda yaşanan büyüme sürecinin bundan sonraki aşaması nitelik ve kalite bakımından büyümedir." diyen Yılmaz, bu kapsamda Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından çeşitli kurullar kurulduğunu, çeşitli programlar yapıldığını aktardı. Yılmaz, üniversitelerdeki misyon farklılıkları odaklı ihtisaslaşmasının yükseköğretimdeki gelişmede 2. adım olacağını dile getirerek "İhtisaslaşmayla anladığımız şey, her alanda çalışırken bir alanda öne çıkılması. Üniversitelerimizin geçmişte olduğu birinin diğerini taklit etmesini, birinin diğerinin bir benzerini yapmasını değil her birisinin farklı alanlarda ihtisaslaşmasını istiyoruz." dedi.


Her bir üniversitesinin bir alanda öne çıkması için çalışmalar yaptıklarını aktaran Yılmaz, bu kapsamda YÖK koordinasyonunda Bölgesel Kalkınma Odaklı Misyon Farklılaşması ve İhtisaslaşması Çalışması´nın başlatıldığını belirtti.

Bakan Yılmaz, çalışmanın bir sonraki aşamasının araştırma üniversiteleri olduğunu belirterek, yükseköğretimde yapılan yapısal düzenlemelerden bahsetti.  Doktora sonrası araştırmacı istihdamı ve öğretim üyesi kadrosunda 6 yıl çalışan kişilere alanlarıyla ilgili Ar-Ge yapmak üzere bir yıl süreyle ücretsiz izin verilebilmesi düzenlemesini yaptıklarını anlatan Milli Eğitim Bakanı Yılmaz, OSB´lerde açılan meslek yüksek okullarındaki öğrencilere de destek uygulamasını başlattıklarını kaydetti.

"Millî gelirimizin yüzde 6,2´sini eğitime ayırıyoruz"

Bakan Yılmaz, yükseköğretim kurumlarında görevlerinde kalmaları fayda görülenlerin yaş hadlerinin 75´e kadar uzatılabileceğini dile getirerek, "Üniversitelerin en değerli unsuru akademisyenleridir. Onları görünür hale getirebilmek, bu değeri ortaya koyabilmek bilimsel yayınlarıyla ve bilimsel üretimleriyle mümkündür. Türkiye her alanda eğitime büyük önem verdi ve eğitim en önemli öncelik oldu." diye konuştu. Türkiye´nin milli gelirinden eğitime ayırdığı miktarı yıllara göre sıralayan Yılmaz, şunları kaydetti: "Bugün milli gelirimizin yüzde 6,2´sini eğitime ayırıyoruz. Bu Avrupa´da en yüksek miktarda milli gelirden pay ayıran ülkeyiz. Dün Avrupa ülkelerinden daha az eğitime kaynak ayırırken bugün Avrupa ülkelerinden çok daha fazla eğitime kaynak ayırıyoruz. İstiyoruz ki bizim aldığımız eğitimden çok daha iyi, çok daha kaliteli, çok fırsat eşitliği temeline dayanan bir eğitimi evlatlarımıza verelim. Bu alanda büyük mesafe kaydettik."